TÜRKÜM FORUM - En Kapsamlı Bilgi Platformu

Lütven daha kaliteli hizmet için üye olunuz!!! Radyomuza hepinizi
beklerizzzz...


    KONUŞMA MU'CİZESİ

    Paylaş
    avatar
    Admin
    KURUCU
    KURUCU

    Mesaj Sayısı : 827
    Yaş : 22
    Başarı Puanı : 1938
    Pep Gücü : 42
    Kayıt tarihi : 01/01/09

    default KONUŞMA MU'CİZESİ

    Mesaj tarafından Admin Bir Cuma Tem. 17, 2009 10:51 pm

    Konuşma, Rabb'imizin insanoğluna bahşettiği
    önemli bir nimettir. Kelimeler çıkararak kompleks konuşma, hayvanlarda
    olmayan sadece insana has bir fonksiyondur. Hayvanlar arasında da ses
    çıkarma ve kendi varlık seviyelerine has hatta bazı hususlarda insandan
    daha ileri haberleşme sistemleri vardır. Ancak bu kelimelere mânâlar
    yükleyerek ve bunları sembolleştirerek duygu ve düşüncelerini ifade
    edecek tarzda insanlara has konuşma kabiliyeti ile kıyaslanamayacak
    kadar farklıdır.
    Kompleks süreçler neticesinde ortaya çıkan konuşma
    fiilinin yürütülmesinde mühim bir merkez olarak beyin kabuğumuz
    (korteks) vazife görür. Konuşma işinin sebeplerinden birisi olan beyin
    kabuğu alanı, insanlarda hayvanlara göre çok daha geniş yaratılmıştır.
    Bu geniş sahadaki nöronlar, insana has entelektüel vazifeler için
    hususî olarak programlanmıştır. Bilginin depolandığı beyin
    bölümlerinden biri bu kısımdır. Kelimelere dayanan hafızamızın mühim
    bir kısmı burada olduğundan, düşünce burada üretilmektedir,
    diyebiliriz. Dokunma, görme, işitme, tat ve koku gibi vücudun dışından
    alınan duyulara ait sinyaller, beynimizin farklı merkezlerinde
    işlendikten sonra, son olarak kortekse gelmekte ve burada
    yorumlanmaktadır. Hafızada kayıt altına alınan dokunduklarımız,
    işittiklerimiz ve gördüklerimizi yorumlama ve yeni bilgiler üretmede
    kullanabilmek için hatırlama dedeğimiz yeni bir süreçle o bilgilere
    kolayca ulaşabilmemiz gerekir; ancak bundan sonra dış uyaranlara nasıl
    cevap vereceğimizi kararlaştırabiliriz. Öğrenmenin birinci basamağı
    hafıza ile yakın münasebet içinde olup, ruhumuzdan başlayan meyelanla
    gelişen hâdiseler beynimizin korteks bölgesinde sahneye konulur.
    Sebepler
    plânında korteksimiz sağlam değilse, konuşma kabiliyetimizi ortaya
    koyamayız. Normal bir konuşma için bir bilgi deposu olan hafızaya
    kesinlikle ihtiyacımız vardır.

    Beyinde konuşma merkezleri

    İnsan beyin korteksinde konuşma sürecinde rol verilen birbiri ile irtibatlı iki alan vardır.
    Wernicke
    alanı: Dış dünyadan (görme, işitme vs.) ve içimizden (ağrı, sancı)
    gelen duyularımıza ait bilgilerin yorumlandığı bu alan, temporal lop
    (şakak bölgesinin) üst çıkıntısındaki işitme alanının arkasında
    bulunur. Konuşma için, önce herhangi bir duyu organımızdan, beyin
    korteksimize gelen bilgilerin alınması, kendi içinde yorumlanması ve
    daha sonra diğer duyulardan gelen bilgilerle karşılaştırılarak tekrar
    yorumlanması gereklidir. Görme ile ilgili bilgiler önce artkafa
    bölgemizde (occipital kortekste) bulunan görme merkezine gelir ve
    burada yorumlanır. Daha sonra tekrar yorumlanmak üzere Wernicke alanına
    iletilir. İşitme ile ilgili bilgiler önce şakak bölgesinin (temporal
    lob) üst kısmında bulunan işitme alanına gelir ve burada yorumlanır.
    Elde edilen entegre bilgi Wernicke alanına gönderilir. Dokunma ve ağrı
    ile ilgili bilgiler önce yan kafa loblarının (parietal loblar) ön
    kısmında bulunan dokunma alanına gelir ve burada yorumlanır. Dokunma
    duyusuna ait bu işlenmiş bilgiler de yine Wernicke alanına iletilir.
    Netice olarak bütün duyuların, hafızadaki eski bilgilerle
    karşılaştırılıp yorumlandıktan sonra Wernicke alanına iletildiğini
    söylemeliyiz. Burada bütün bilgiler yeniden yorumlanmakta ve konuşma
    esnasında kullanılacak kelimeler burada seçilmektedir. Seçilen
    kelimeler mânâlı bir şekilde burada dizilmektedir. Konuşma için kelime
    hafızasının zenginliği çok önemlidir.
    Tıp dilinde konuşma
    bozukluğuna 'afazi' adı verilir. Görme duyularının yorumlandığı artkafa
    bölgesi harabiyetinde, yazılan kelimeleri anlama kabiliyeti ortadan
    kalkar, buna görme idrak bozukluğu (afazisi) denir. İşitme duyularının
    yorumlandığı şakak lobu harabiyetinde de konuşulan kelimeleri anlama
    kabiliyeti ortadan kalkar. Buna da işitme idrak bozukluğu (afazisi)
    denir. Eğer Wernicke alanı tahrip olursa, konuşulan veya yazılan
    kelimeler tek tek algılansa da, ifadeler bir bütün olarak, düşünce
    ifade edecek şekilde yorumlanamaz. Buna da Wernicke afazisi denir. Bu
    kişilerin aslında motor konuşma alanı sağlamdır. Ancak yorum
    yapamadıkları için kelimeleri dizemezler ve konuşamazlar.
    Broca
    alanı: Bu kısım motor konuşma bölgesidir. Bu bölge beynin alın
    (frontal) kısmının korteksinin arka tarafında bulunur. Kelimelerin ve
    kısa cümleciklerin ifadesi için motor kalıplarının oluşturulduğu bu
    bölgeye, Wernicke alanından gelen sinyallerle yorumlanan ve sentezlenen
    düşünceler aktarılır. İşte Broca alanı bu düşüncelerin kelimelere
    dökülmesinde ve bu dizilmiş kelimelerin ses tellerimize iletilmesinde
    rol alır. Broca alanını hükümet sözcüsüne benzetebiliriz. Nasıl ki
    sözcü, bakanlar kurulunda alınan kararları en son hâliyle halka ilân
    eder. Ancak bu kararların son hâline ulaşılıncaya kadar birçok iş
    yapılmıştır ve son hâlini vermek kolay olmamıştır. İşte Broca alanına
    en son kararın getirilmesi işlemi, sebepler açısından çok kompleks
    sistemlerin çalışmasını gerektirmektedir.
    Eğer Broca alanı tahrip
    olursa, kişi söylemek istediğini bilir ve buna karar verir, ancak
    kelimeleri seçemez, mânâlı konuşma yapamaz ve anlamsız sesler çıkarır.
    Buna motor afazi veya Broca afazisi denilmektedir. Broca alanından
    gönderilen sinyaller vasıtasıyla ses telleri, gırtlak, dudaklar, ağız,
    solunum sistemi ve konuşmada rol alan bütün diğer yardımcı kaslar
    çalıştırılarak düzgün konuşma ortaya çıkarılabilmektedir. Buraya kadar
    söylediğimiz bilgiler ışığında şunu ifade edebiliriz: Ses telleri
    sağlam ve konuşma için yeterince sağlıklı olsa da, beynimizdeki
    Wernicke ve Broca alanları hatta görme ve işitme ile ilgili yorum
    alanları sağlıklı değilse konuşma mümkün olmaz.

    Gırtlak

    Gırtlakta
    iki ses telimiz vardır. Bu telleri sazın tellerine benzetebiliriz. Bu
    tellerin titreştirilmesi ile ses çıkarılmaktadır. Normal solunum
    sırasında, ses telleri havanın kolayca geçebileceği şekilde gevşektir.
    Bu teller ses çıkarma esnasında kasılarak birbirlerine yaklaşır ve hava
    dışarı çıkarken titreşir. Ses tellerinin kasılmasında Broca alanından
    gelen elektrik sinyalleri rol oynar.
    Konuşmadaki vurgulamalar,
    zamanlama ve ses şiddetindeki değişiklikler; ağız, dil, yumuşak damak,
    gırtlak (larinks) ve ses tellerinin kas hareketleriyle birlikte arka
    arkaya çok mükemmel bir koordinasyonla ortaya çıkarılmaktadır. Ağız,
    dudaklar, yumuşak damak ve dilin hareketleriyle sese yön verilmekte,
    sesler harflere ve kelimelere dönüştürülmektedir. Motor korteksten
    gelen sinyallerle bu bölgede vazifeli bütün kaslar kasılırlar. Ancak
    beyincik, iskelet kaslarındaki hareketlerin koordinasyonuyla
    vazifelendirilmiş sinir düğümleri (basal ganglionlar) ve duyular
    yoluyla gelen sinyallerin değerlendirilmesiyle vazifelendirilmiş
    korteks bölgeleri, kendilerine verilmiş ilâhî programa uyarak konuşma
    sırasında kasların kasılma sıralarını ve kasılma şiddetlerini kontrol
    edecek şekilde iş görürler. Dolayısıyla beyincik, bazal ganglionlar ve
    duyu korteksindeki harabiyetlerde konuşma kabiliyeti kısmen veya
    tamamen bozulabilir.

    Rezonatör yapılar

    Son olarak
    solunum yolları ve akciğerlerin oluşturduğu boşluk, yutak (farinks)
    boşluğu ve burun etrafında bulunan kafatasına ait kemik boşluklar
    (sinüsler) sesin rezonansında vazifelendirilmişlerdir. Gözlerin hemen
    üzerinde alın boşlukları (frontal sinüsler), burnun iki yanındaki
    üstçene kemiği boşlukları (maxiller sinüsler) ve burnun arka kısmında
    bulunan (sfenoid) sinüslerdeki anormallik ve hastalıklarda sesin
    kalitesi bozulur. En basitinden bir üst solunum yolu iltihabında,
    faranjit denen yutak iltihabında ve sinüzit denen sinüslerin iltihapla
    dolu olduğu durumlarda, sesin kalitesinin nasıl bozulduğunu hepimiz
    biliriz.
    Netice olarak konuşmanın beyinde ve solunum sisteminde
    birçok yapıyı ilgilendiren karmaşık bir entelektüel faaliyet olduğunu
    görüyoruz. Mânâlı bir cümle kurmamız için, yukarıda saydığımız beyin,
    kafatası, gırtlak ve kaslara ait onlarca farklı yapı ve fonksiyon çok
    kısa zaman aralığı içinde ardı ardına ve şaşırmadan düşünce ve
    hislerimizi ifade etmek için seferber edilmektedirler. Konuşmaya
    niyetlendikten sonra bütün bu sistemler irademiz dışında
    çalıştırılmaktadır. Bu mükemmel işleyiş baş döndürücü bir hassasiyetle
    devam ettirilmektedir.
    Evrimciler, konuşmanın insana has bir
    fonksiyon olmasından yola çıkarak, diğer hayvanların da bizim gibi
    konuşacaklarını varsaymaktadır. Bu durumda hayvanların konuşabilmeleri
    için konuşma işlemine katılan bütün bu sayılan yapı ve organların aynı
    anda ve mükemmel şekilde evrimleşmesi gerekmektedir. Diyelim ki,
    Wernicke alanı tesadüfen mutasyonla insanınki kadar mükemmelleşti, eğer
    Broca alanı da aynı anda ölçülü ve maksatlı bir mutasyona uğramazsa,
    yani tesadüfen ortaya çıkan bu mükemmel gelişmeye eşlik etmezse,
    konuşma nasıl olacaktır? Bu soruların cevabını vermek mümkün değildir.
    Eğer konuşma fonksiyonunu tam olarak anlayabilirsek, evrim teorisinin
    'ilmî bir gerçek' değil, inkârcılığın bir aracı olarak uydurulduğu
    ortaya çıkacaktır.

    Prof.Dr. Ömer ARİFAĞAOĞLU




      Forum Saati C.tesi Ara. 16, 2017 6:43 pm